-7- VE KALKAN…

Burdan sonrasında Kalkandayım… Aslında anlatılcak, yazılacak çizilecek, üzerinde hayat çıkarımları yapılacak ve gün sonunda daha bir büyüdüğümü idrak edecek, o büyümüş halimle bile üstümde olan 25 yaşın toyluğunun farkında olacak bir çok hikayem var bu 2 senelik Kalkan metrajımda. Fakat size bunları anlatmayacağım. 

Genel pencereden bakarsak, burada kendi mutluluğu için yola çıkmış, İstanbul piyasasındaki güzel işlerini bırakmış ve bir kebapçıda çalışan bir kadın var. Annemin gözünden bakarsak, CEO olacakken; ‘kebapçıda bulaşıkçı’ olmuş olan kızı… Neyse ki annem tam 1 senenin sonunda benim bulaşıkçı ya da garson olmadığıma ikna oldu. Tabii hala birtakım ahali ‘kebapçıya‘ yakışmadığımı düşünse de, ben tezatlık yaratan şeyleri yakışıklı buluyorum galiba. 

Kalkan’a tek bir bavulla geldiğimde, internetten fotoğraflarına bile bakmamıştım. Bakmak istememiştim, hiç bir sokağını, denizinin rengini, insanını, mekanını bilmeden geldim. Kervanı yolda düzmek istedim belli ki… 

1 Aralık 2018’de geldim, 23 yaşımdaydım. Tüm çevrem en fazla 2 ay verdi bana İstanbul’a geri dönmem için. Bodrum’a yerleşme ama bunalıp geri dönme anısı olanlar, maceralarını anlatıyor, bak ben gittim, sen de döneceksin diyordu.  Yazlık bir yer olan Kalkan’ı, kışın Allah unutuyor, sokaklarında köpek bile gezmiyordu. İşte beni de tam o sakinliği tavladı. Halen yazını sevmem Kalkan’ın. 

Yastığa kafamı koyduğum ilk gece, ailemden uzakta olmanın ve ‘eyvah ben ne yaptım’ dank edişinin vurup, deli gibi bir yalnızlık hissine düşeceğime ihtimal veriyordum. Biz birbirine çok bağlı, medeni ve özgürlükçü fakat derin prensipleri ve değerleri olan bir aileyiz ve ben evin tek çocuğuyum. Böyle ansızın gelen, temelli bir gidişin iki tarafı da sarsması gerekirken; beni o derin yalnızlık ve pişmanlık vurmadı. Aidiyetsizmişim gibi, ruhsuzmuşum gibi, müthiş bir adapte timsaliymişim gibi… 

Patara / Çayağzı
2018

O günden bugüne Kalkan hikayesini şöyle bir uzaktan değerlendirirsek, genç, fakat hayatının tüm sorumluluklarını taşıyabilen kadın gibi bir kadın çıktı ortaya. Tam anlamıyla kendine yetebilen, evini kurabilen, kirasını ödeyebilen, rimelinden motosikletine kadar her şeyi tek başına alabilen, faturalar, tadilat işleri, iş yeri sorumlulukları, kişisel hayat sorumlulukları ve diğer her şeyi tek başına karşılayabilen. Duygusal düşüşlerde bunu kendi içinde çözebilen, kimseye bel bağlamayan, kimseyle yarışmayan, daha açık sözlü olabilen, yerinde posta koyabilen, daha da eyvallahsız bir Başak çıktı ortaya. 

Peki ya bundan sonrası mı? 

25 yaş artık bir yol ayrımı gibi, gitmek istediğin yolu, olmak istediğin kadını, durmak istediğin yeri belirleyeceğin; en azından belirlemek adına daha cesur kararlar vereceğin bir rota oluşturuluyor. Başka bir hayatı mümkün ettirmek için vazgeçtiklerine değdirmenin zamanı. Ve hepsinden önemlisi bunu sürdürülebilir kılmanın zamanı. Aslında her şey daha yeni başlıyor.

Patara Kum Tepeleri
2018

Ve yıldızlar hala çok güzel!


28 Temmuz’20 – Belmuar

13:13

baskabirhayatmumkun tarafından yayımlandı

İstanbul'da şehrin ışıklarından yıldızları göremiyordum. E ben de yeryüzünde yıldızlara en yakın yere- Kalkan'a yerleştim. Peki sonra ne mi oldu?

-7- VE KALKAN…” için 2 yorum

  1. Her cümlenden ilham,umut akıyor.O kadar güzelsin ki! Ve yolun bir o kadar güzel ki! Bir sonraki yazılarını sabırsızlıkla bekliyorum.

    Beğen

Yorum bırakın