Hayatın Öğretisi

Hayat bana yakın zamanda aslında bildiğim bir gerçeğe daha sıkı sarılmam için bir işaret gönderdi ve bir de uyarı… Trafik kazası geçirdim! Masum bir kaza olduğunu söyleyemem, omzum kırıldı. Tam tamına 2 ay ailemden uzakta, yalnız yaşadığım bir şehirde bakıma muhtaç yaşadım. Biri soydu beni, giydirdi, yıkadı, yemeğimi yedirdi tam 2 ay… Mahremiyetim kalmadı, normalleşti“Hayatın Öğretisi” yazısının devamını oku

Kısa Metraj

Her şey bir nefesle başlar. Derin bir nefesle içini doldurur yaşam. Yaşam dediğin nedir ki? Kendini belli belirsiz hissettiren nemin teninde yarattığı ağırlık. Kuvvetle çekersen sinüslerinde alacağın bahar kokusu. Dudağının kadehine oluşturduğu basıncın dilinde buruk bir tatla karşılık verdiği soğuk beyaz şarabın. Kulaklarına çalınan ney sesinde gizli çöl kumlarında ordan oraya dairesel savruluşun. Dilinde gezdirdiğin“Kısa Metraj” yazısının devamını oku

BİR İÇ SIKINTISI

   Günler günleri kovalıyor, birinin ardından diğeri geliyor, güneş doğuyor, peşi sıra ay yükseliyor, adına da diyoruz yaşamak. Bir de yaşayamamak var bunun üstüne. Nefesi içine aldığın lakin göğüs kafesinden geçiremediğin. Kaynayan çayın buharı gibi rahatsızlık veren bir nem var havada kolayca soluyamadığın. Göğüs bölgen ve miden arasında bir yerlerde sesini duyamadığın ama basını hissettiğin“BİR İÇ SIKINTISI” yazısının devamını oku

SEVGİLER KADIKÖY

   İş çıkışı… Trio’dayım. Barda oturuyorum, en son, sol sandalye… Eşlikçi beyaz şarap, yanında ufak bir kuruyemiş servisi… Teşekkür ederim kalsın lütfen. O halde çilek ikram edelim Başak Hanım’a… Harika, ellerinize sağlık. Caza kayan bir parça fonda, loş ışıklar, mekan arkamda kalıyor, tek tük bir iki masa… Hal hatır soran mekancı… Mutlaka eller yıkanmalı, bana“SEVGİLER KADIKÖY” yazısının devamını oku

 BİR YAPRAK BİR ERKEK BİR KADIN

Yaprak, diyoruz mesela. Ama hangi yaprak? Koyu yeşil mi, açık yeşil mi, kızıla kaçmış mı, sararıp solmuş mu yoksa hercai mi? Büyük mü mesela ya da küçük mü? Geniş mi, ince mi? Ağaçta mı misal, yerde mi, yoksa otsu bir bitkinin bedeni mi? Savruluyor mu rüzgarda, güneş yakıyor mu tenini? Eksik mi yarısı, yoksa olması“ BİR YAPRAK BİR ERKEK BİR KADIN” yazısının devamını oku

YAŞA

Evet kaçtım! Şehrin kaosundan sıyrıldım. Tenimin altındaki, ta en derindeki fırtınalarım dindi. Şimdi biraz sakinlik… Kalabalıklarda kaybolurken, yalnızlıklarda kendimizi buluyoruz. Buna karşı neden inatla kalabalıkları seçiyoruz? Özümüzden  neden kaçıyoruz? Kaçmak korkakça, cesaretsizce, aciz bir duygu. İnsana aciz olmak yakışmaz,  korkaklık yakışmaz.  Eskiden yazlık yerlerin kış zamanlarında ürkerdim. Müthiş bir yalnızlığı hissettirirdi bana. Tıpkı ilkokulda öğrenciler“YAŞA” yazısının devamını oku